Kiss the rain -Yiruma ☆彡

28 Şubat 2015 Cumartesi

AĞLAYAN PASTA

          Yıllardır yaptığım ve çok beğeni alan pastalarımdan biri ağlayan pasta.Adını, dilimlendikten sonraki çikolata sosun akışkanlığından alıyordur sanırım.Çok bilinen bir tarif olmasına rağmen farklı tarifler uygulayanlar da var gördüğüm kadarıyla.Kalabalık misaferlerinizi ağırlarken onları memnun edebilecek hoş bir lezzet.

                      Malzemeler :4 yumurta
                                           4 kahve fincanı toz şeker
                                           4 kahve fincanı un
                                           1 kahve fincanı kakao
                                           1 yemek kaşığı süt
                                           1 paket vanilya
                                           1 paket hamur kabartma tozu
              Kekin üzeri için:  1.5 su bardağı süt
              Krem şanti için:   1 paket sade krem şanti (2 poşet)
                                           2 su bardağı soğuk süt
              Çikolata sos için: 1 paket çikolata sos (toz)
                                           2.5 su bardağı süt

              Yapılışı:Yumurta ve toz şeker iyice çırpılarak 1 yemek kaşığı süt ilave edilir.Tekrar çırpma işlemine devam edilir.Daha sonra kakao başta olmak üzere diğer malzemeler eklenerek kek hamuru hazır hale getirilir.Dikdörtgen ısıya dayanıklı cam tepsi iyice yağlanarak karışım tepsiye dökülür.Önceden ısıtılmış 180 dereceli fırında pişirilip oda sıcaklığına gelene dek kek bekletilir.Krem şanti iyice çırpılarak kısa bir süre deep freeze'e atılır.Soğuyan kekin üzerine 1.5 su bardağı süt eşit şekilde dökülür.Krem şanti tüm tepsiyi kaplayacak şekilde sürülür,yarım saat kalıplaşması için buzdolabında bekletilir.Bu sırada toz çikolata sos ile süt bir tencerede pişirilir.Piştikten sonra kabuk bağlamaması için iyice çırpılır.Buzdolabından çıkartılan tepsinin üzerini tamamiyle kaplayacak şekilde çikolata sos dökülür.Ben bu sefer farklı bir sunum için sosu şerit halinde döküp,sosa kürdanla çizikler attım daha şık bir sunum oldu.Pastayı son şekliyle birkaç saat tekrar buzdolabında bekleterek servise hazır hale getirebilirsiniz.Daha öncede söylediğim gibi kalabalık misafirleriniz için tercih edebileceğiniz ve birgün önceden hazırlayıp ertesi gün sunabileceğiniz oldukça bereketli ve lezzetli bir pasta tarifi.
          Sizlere verdiğim tariflerin hepsini kendim hazırlayıp,görsellerle sunmaya çalışıyorum.Umarım yeterince net yazabiliyorumdur.
                                                                                                                     Afiyet olsun.




25 Şubat 2015 Çarşamba

DAMLA ÇİKOLATALI & ÇİKOLATA SOSLU KEK


                             Görüntüsü kadar tadı da ,kokusu da muhteşem bir kek !!!

Malzemeler:
                     3 yumurta
                     2 su bardağı toz şeker
                     Yarım su bardağı sıvıyağ
                     1 su bardağı süt
                     1portakal kabuğu rendesi ve 2 yemek kaşığı portakal suyu
                     Yarım su bardağı damla çikolata
                     1 paket vanilya
                     1paket kabartma tozu
                     3 su bardağı un
 Üzeri için:  1 paket bitter çikolata

Yapılışı:
                     Büyük bir kasenin içine yumurtalar kırılarak şeker ilave edilir.Karışım iyice çırpılır.Daha sonra diğer malzemeler eklenerek yoğun bir karışım elde edilir.En son un,vanilya,hamur kabartma tozu ve damla çikolata ilave edilerek kek hamuru hazır hale getirilir.Damla çikolatayı unun içine eklememizin sebebi çikolatanın dibe çökmesini engellemektir.İstediğiniz bir kalıbı iyice yağlayıp unladıktan sonra kek hamurunu dökebilirsiniz.Önceden ısıtılmış 180 dereceli fırında önce 15 dakika daha sonra ısıyı 160 dereceye düşürdükten sonra ağır ağır kekin pişmesini sağlarsınız.Klasik kürdan testi ile kekin pişip pişmediğini anlayabilirsiniz.Genelde kekteki un ölçüm 2.5 su bardağıdır,fakat bu kek 3 su bardağı unu kaldırdı.Portakalın aroması çikolatayla birlikte kekinize muhteşem bir tat katacaktır.

                    Kekiniz piştikten sonra iyice soğumasını sağlayarak kalıptan çıkartın.1 paket bitter çikolatayı benmari usulü eriterek kekin üzerine gezdirin.Muhteşem keki sevdiklerinize ikram edin.
                                                                                                                                   
                                                                                                                               Afiyet olsun

22 Şubat 2015 Pazar

PUF BİSKÜVİ YAPIMI

Çocukluğumuzun vazgeçilmez bisküvilerinden biridir puf bisküvi.Sevmeyen yoktur sanırım.Ben evde ilk defa denedim enfes bir tat oldu.Kısa sürede çok az malzemeyle fazla sayıda puf hazırlayabilir sevdiklerinize ikram edebilirsiniz.

Malzemeler:1 paket sade krem şanti ( 2 poşet )
                    1 su bardağı süt
                    Yarım çay bardağı pudra şekeri
                    3 su bardağı hindistan cevizi (yarım bardak hindistan cevizini ayırın)
                    2 paket kaymaklı burçak bisküvi

Yapılışı: Krem şantiyi bir kaseye boşaltın ve ardından sütü ekleyerek katılaşana dek iyice çırpın.Pudra şekeri(ben ajda çay bardağının yarısı kadar koyuyorum) ve 2.5 su bardağı hindistan cevizini ekleyip kıvam alması için kısa süre deep freeze'e atın.Daha sonra bisküvileri ikiye ayırıp her birinin üzerine yuvarlak top şeklinde hazırladığınız karışımdan önce süte sonra bolca hindistan cevizine bulayıp puf görünümü elde edin.Bu kadar basit işte!

Mutlaka deneyin derim.Hem paketlenmiş gıdalardan uzaklaşarak hem de elinizin lezzetini katarak enfes bir ikram sunabilirsiniz miniklere...



19 Şubat 2015 Perşembe

EVDE ÇİKOLATALI GOFRET YAPIMI

                            Dev boyutta çikolatalı gofret yapmaya ne dersiniz ?                                 
Görüntüsü kadar tadı da muhteşem bir gofret oldu.Sizlere oldukça pratik tarifler vermek,sunumlarımla sofralarınıza renk getirmek ,bildiğiniz tatları daha da çekici kılmak amacıyla kendim deneyip,onayladığım tarifleri paylaşıyorum.Umarım beğeniyorsunuzdur.Olumlu ya da olumsuz yorumlarınızı benimle paylaşırsanız beni mutlu edersiniz.Blog sayfam hakkındaki görüşlerinizi,önerilerinizi ,deneyimlerinizi yorum kısmına yazabilirsiniz.                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                  Malzemeler: 1.5büyük paket gofret (ben kakolu gofret kullandım)
5 paket çikolata(ben bitter çikolata tercih ediyorum her zaman)
                                    
 Yapılışı      : İlkönce çikolatamızı benmari usulü eritiyoruz.Küçük bir tencerenin içine bir parmak boşluk kalacak şekilde su koyup kaynatıyoruz.Üzerine daha küçük, ısıya dayanıklı bir kase koyup çikolatayı bu şekilde eritmiş oluyoruz.Küçük kasenin kaynayan suya değmemesi gerekiyor.Sütlü ya da bitter çikolata tercih edebilirsiniz.Ben gofreti kakaolu kullandım fakat vanilyalı ya da muzlu sizin için alternatif olabilir.Baton bir kalıbın içine yağlı kağıt ya da strech film koyun ve erittiğiniz çikolatanın bir kısmını dökerek gofretleri sıralayın,her sırada az az sostan ekleyin.Üzerini tamamen çikolatayla kaplayıp kabı biraz silkeleyin ki sos eşit şekilde dağılsın.Daha sonra deep freeze'e atıp iyice donduktan sonra çıkarın ve keskin bir şekilde kesin.Yapım aşamasında görsellerimden faydalanabilirsiniz.Yapması kolay,tadı enfes dev gofretimiz hazır.

 Çocuklarınızdan bir öpücük alabilirsiniz belki de benim gibi...
                                                                                                                                       Afiyet olsun

18 Şubat 2015 Çarşamba

GÜVEÇTE KAŞARLI,MANTARLI KÖFTE

Köfte seviyorsanız,hem lezzet hem de sunum açısından favoriniz olacak bir tarif benimkisi.Oldukça kısa zamanda hazırlayabileceğiniz,belki kalabalık misafirlerinize sunabileceğiniz en pratik bir fırın yemeği.Kızartma olmadığı için de sağlıklı bir tarif.Tarife gelince;her zaman hazırladığınız klasik köfte harcından şaşmayın derim.Ben harcın içine 1 yumurta,sarımsak ve de ekmek yerine galeta unu kullanıyorum her daim.Fırın tepsinizin içine güveçleri yerleştirin ve hazırladığınız köfte harcından büyük toplar yapıp güvecin içine yayarak yerleştirin.Tereyağ parçaları ekleyerek bu şekilde fırına verip köfteler kızarana dek pişirin.Daha sonra bir tavada soğan ve biberleri sarartın,salça ekleyin,mantarları küçük küçük doğrayıp soteleyin.Mantarlar suyunu çekince domates ekleyip pişirin.Bu arada yemeğin kokusundan bayılmazsanız şaşarım.Kaldığınız yerden devam ederek mantar soteyi eşit şekilde güveçlere paylaştırın,üzerini kaşar rendesiyle örterek ,kaşarlar eriyene dek tekrar kısa süre fırına verin.Yemeği hazırlama aşamasında  görseldeki çektiğim resimler size yardımcı olabilir.
Mutlaka deneyin derim tadı damağınızda kalacak bir tat.                               Afiyet olsun.







                                                                             Eminim sizin de en favori köfteniz olacak...

16 Şubat 2015 Pazartesi

ÖZGECAN ASLAN & KADINA ŞİDDET

 Ne yazık ki ( 25 Kasım Kadına Şiddet ) konusunu işlemiştim üzülerek sayfamda.Yine bitmek bilmeyen kadın cinayetleri ve yüreğimizi yakan günahsız bir genç kızın vahşice katledilmiş olması tekrar yazmama etken oldu.
Bir kadına cinsiyeti " kadın " olduğu için yöneltilen cinsel, fiziksel veya psikolojik şiddet ne yazık ki acıların en büyüğüdür. Türk Ceza Kanunu 'ndaki hukuksal düzenlemelerin tekrar gözden geçirilmesini ve bu konudaki cezaların en ağır şekilde uygulanmasını talep ediyorum ki vahşi insanlara caydırıcı bir uygulama olsun.
 Özgecan Aslan melek oldu.Hayatının baharında solan bir çiçek oldu.Allah mekanını. "CENNET " eylesin ...



                                           ÖZGECAN'ın cenazesini kadınlar kaldırdı.

14 Şubat 2015 Cumartesi

SEVGİLİLER GÜNÜ

Her kadın,dünyadaki tek kadın oymuş gibi hissettiren bir erkekle yaşlanmak ister...
  *  Emre Tuncer  *         
                                                                                    "Sevgililer Gününüz kutlu olsun...


11 Şubat 2015 Çarşamba

SÜSLÜ BEBEK PATİĞİ

                                     Kız bebeklere özel hazırladığım şirin patik.

9 Şubat 2015 Pazartesi

LOHUSA TACI

                                            Lohusa anneye özel hazırladığım taç.


8 Şubat 2015 Pazar

PORTAKAL KABINDA KEK




Malzemeler:
2 yumurta
5 çorba kaşığı yoğurt
1 çay bardağı sıvıyağ
1 su bardağı toz şeker
Kabartma tozu
Vanilya
1,5 su bardağı un
2 çorba kaşığı kakao
6 adet portakal

Yapılışı:
Klasik kek tariflerinde olduğu gibi öncelikle yumurta ve şekeri iyice çırpıyoruz.Daha sonra diğer malzemeleri de ekleyip iyice karıştırıyoruz.Portakalları ikiye kesip , bir kaşık yardımı ile içlerini çıkartıyoruz.Hazırladığımız kek karışımını birer parmak boşluk kalacak şekilde portakalların içine döküyoruz.180 derece ısıtılmış fırında pişiriyoruz.Üzerine pudra şekeri serperek hoş bir sunum yapıyoruz.

4 Şubat 2015 Çarşamba

HAMBURGER EKMEĞİNDEN PİZZA



Hamburger Ekmeğinden Pizza
Malzemeler:
 Hamburger ekmeği
Kaşar
Sosis
Domates
Biber

Hazırlanışı:
Hamburger ekmeklerini ikiye kesiyoruz.Bir kasede salça, su, sıvıyağ, kekik karışımı hazırlayıp ekmek içlerine sosu iyice sürüyoruz.Daha sonra dilim kaşar ve diğer tüm malzemeleri ekleyip kısa süre fırına veriyoruz.Kahvaltıda veya ani gelen misafirlerinize kısa sürede hazırlayabileceğiniz pratik, leziz bir tarif. Ranch sos ve ketçap favorim pizzalarda.Afiyet olsun

29 Ocak 2015 Perşembe

LOHUSA TERLİĞİ


Lohusa terliğim...Şanslı bir anne adayına özenerek hazırladım.İyi günlerde kullansın...



28 Ocak 2015 Çarşamba

KIZ BEBEKLERE ÖZEL ...

Şık bir tasarım oldu sanırım.Kız bebeklere özel hazırladığım kış kulaklığı,saç bandı ve cici patikler...

16 Ocak 2015 Cuma

2 Ocak 2015 Cuma

MEVLİD KANDİLİ

                                                 Mevlid kandilimiz kutlu olsun...                                                                                                Bugünün hürmetine evlerimize nur yağsın inşallah.                                                                      

Mevlid


Mevlîd, özel günlerde (sünnet töreni, hac dönüşü, asker uğurlama, bir ölümün 40. günü gibi) ve kutsal gecelerde, Son peygamber Muhammed'in doğumunu anlatan edebî metinlerin makam ve usûl ile okunmasıdır. Türkçeye Arapça'dan girmiş olan kelime, "Peygamberin doğum günü" anlamında da kullanılır. Halk arasında mevlit, mevlüd, mevlütolarak da söylenmektedir.

Edebî bir terim olarak „Mevlîd“, peygamberin doğumunu, hayatından kısa pasajları, mucizelerini anlatan mesnevi tarzındaki metinlerin tümüne verilen isim olmakla beraber, İslâm edebiyâtında bir edebî türdür. Günümüzde Türkiye'de bu türün en tanınan örneği, Süleyman Çelebi‘nin 15. yüzyıl tarihli "Vesîletü'n Necât" (Kurtuluş Vesilesi) ismini taşıyan manzum, Türkçe eseridir. Bu nedenle "mevlîd" kelimesi ile kastedilen çoğunlukla Süleyman Çelebi'nin söz konusu eseridir. Türkçede olduğu gibi Arapça, Kürtçe, Arnavutça gibi birçok dilde de mevlidler yazılmıştır. Türkçe mevlid geleneğinde olduğu gibi özel günlerde ve kutsal gecelerde okunduğu gibi, diğer zamanlarda da isteyenler tarafından okunmaktadır.

Mevlid Geleneği

İslam peygamberi Muhammed'in doğum günü 12 Rebiülevvel'dir. İslam dünyası her yıl bu günü Mevlid Kandili olarak kutlar. Mevlid günlerinde oruç tutulması, geceleri ilâhiler, kasîdeler ve Mevlîd-i Şerif okunması, dua ve sohbet edilmesi, Kur’an-ı Kerîm okunması gibi ibadetler ile kutlama yaygındır.
Mevlid kutlaması, Osmanlı'da 1588'de, resmi bir devlet protokolü haline getirildi. Sarayın önceleri Ayasofya Camisi'nde, daha sonra Sultanahmet Camisi'nde düzenlediği törenlere devletin ileri gelenleri ile birlikte halk da katılırdı. Sultan Abdülaziz döneminde Ortaköy, I. Abdülhamid devrinde Yıldız Camii'nde tören düzenlenirdi.
Kandil olarak nitelendirilen önemli dinî gün ve gecelerin dışında, çocukların 40'ı çıkınca, bir Müslümanın vefâtının 40’ıncı gününde, adak ve nikâh törenlerinde, hacıların dönüşünde, sünnet merasiminde, asker uğurlama gibi vesilelerle mevlid okunması özellikle Anadolu’da gelenekselleşmiştir




31 Aralık 2014 Çarşamba

2015 YENİ YIL


Yeni bir yıl,yeni umutlar...
Kalbinizdeki tüm dileklerinizin gerçekleşmesi dileğiyle...
2015 öncelikle sağlık,huzur ve mutluluk getirsin hepimize sevgiler...



28 Aralık 2014 Pazar

SÜSLÜ BEBEK PATİĞİ


Kız bebeklere özel hazırladığım şık patiklerden bir tanesi...


27 Aralık 2014 Cumartesi

YENİ YIL TERLİKLERİ

Terliklerimi süsledim,ikisini lohusa anneye hediye ettim.Siz de zevkinize göre terliklerinize ışıltı katabilir,sevdiklerinize hediye edebilirsiniz.





26 Aralık 2014 Cuma

SÜSLÜ TERLİK


Süslediğim terliğin farklı bir modeli...


SÜSLÜ TERLİK


Misafirlerime özel hazırladığım,el emeğim zarif terlik.Elinizin altındaki malzemelerle ve sıcak silikon ile terliklerinizi süsleyebilir farklılık yaratabilirsiniz.




17 Aralık 2014 Çarşamba

HZ.MEVLANA'NIN ÖLÜM YILDÖNÜMÜ

Aralık ayı ile birlikte ruh dünyamızda bir insanın özel bir yeri bulunuyor. Hazreti Mevlâna Rumi. Onun Sevgili ile buluştuğu ay.

17 Aralık 1273 Mevlânâ'nın Hakk'a vuslat günü, kendi ifâdesiyle "şeb-i arûs/gerdek gecesi". Biz onun şeb-i arûsunun sene-i devriyesi münâsebetiyle biraz da onun gözüyle ölüm sevincini irdeleyelim istedik.
Mevlâna"nın ölüme yürüyüşü sevgiliye, ebedi hayata, güzelliklere bir yürüyüşüdür. Oysa ölüm insan hayatında ürperticidir. İnsanın kendisiyle olan yüzleşmesinde, kendisinden kaynaklanan bir tedirginlikle yaklaşır ölüme ve ölümüne. Ölümün cennet yüzü de cehennem yüzü de insanın kendisinden yansır.
Ölüm, insan hayatında soğuk bir kesit oluşturur. Ruhun tenden çekilmesi, bedenin ölümü asıl soğuk olan yüzü yansıtır. Kaskatı beden soğuk bir cisme dönüşürken insanın kendisiyle olan yüzleşmesindeki ayna olarak belirir.
Ölüm insan hayatında bir dönemin, bir devrenin bitişidir. Bir hasılayı, bir toplamı ortaya koyacak olan sürecin bir başlangıcı.
Hazreti Aişe Validemiz, Efendimizin başını dizine koyarken, insanı sevdiğinden ayıran ve asıl olan hayata götüren yolculuğun farkına bile varamamıştı. Kendisinin çocukluğuna, gençliğine ait olsa da bu durum, ölümün soğuk yüzü bir anda belirir. İşte o zaman asıl hüzün başlar. En sevdiklerimizle aramıza giren bu soğuk perdenin insan hayatındaki soğukluğu, sarsıcılığı etkili olur her zaman.
Oysa Hazreti Fatma validemiz farkındaydı ölümün, ayrılığın ve hüznün.
Sevdikleri farkındaydı.
Ölüm insanın kendisini yeniden fark edişidir.
Düşünce hayatımızda, hayatı ve ölümü anlamlı kılan bakış, bakış sahiplerinin güzelliklerinde kendini gösterir.
Mesnevî, Hazreti Mevlâna'nın Kur'an tefsiridir, yorumudur. Bu tefsirde mümin her insanın kendisine karşılık bulacağı bir yer vardır. Toplum katmanlarının hemen her kesimine hitap eden bir özelliği bulunuyor. Avam diye tanımlanan en alt katmandaki insanların da kendisine pay çıkaracağı bir yeri bulunuyor. Mesnevî"deki meseller, hikâyeler, nükteler, bazen en uç diyebileceğimiz bakışlar insanda bir ışık uyandırır. Işığın gücü ve şiddeti kişinin algısına göredir. Havas diye bildiğimiz âriflerin, aydınların, münevverlerin, elitlerin, entelektüellerin, bu anlamda her kim var ise, onlar için de çok farklı algı alanları doğurur. Bundan dolayıdır ki, Mevlâna, hemen bütün toplum katmanlarında ilgi uyandırır. Mevlâna'nın alanı geniştir. Bunun için sadece İslâm düşüncesinde ve inancında olanlar değil, diğer inançta olan insanlar için de bir alan bulunuyor. Yalnız Mevlâna'nın bir öz ruhu vardır. Bu Ruh Kur'an'ın ve Sevgili Efendimizin aydınlık ruhunun yolcusudur. Onun yol aydınlığında o da bir ışıktır.
Hazreti Mevlâna Rumi insanların ilgi alanına girdiği zaman, her insan teki kendine göre bir takım çıkarımlar elde ediyor. Mevlâna'nın amacı insanları asıl yola, alana, düzleme çekmek ve bir yol aydınlığında götürmektir. Ne yazık ki, kimi insanlar ondan yakaladıkları ışığı tam kavramadan, algılamadan asıl yola girmek yerine, kendi alanlarına çekmek istiyorlar. Yol sapakları bazen insanı ana yoldan çıkartmaya neden olabiliyor. Asıl yol terk ediliyor.
Mevlâna hayatın içinde ve hayatın her alanına bakış getiren bir büyük ariftir. Kendisine atfedilen yücelikleri kaldırabilecek bir tevazuu bulunur. Çok sıradan bir olayı yüceltirken çok yüce bir durumu insan düzlemine çekebiliyor. Onun bu gücünü istismar eden kesimler yok değil. Onun asıl yolunda yürümek varken, o rehberliğiyle insanlığı asıl olana götürmek isterken o kimseler sapalara çekmeye çalışıyorlar. Sapa ve yan yollar yol değil. Onlar gidip bir yerde tıkanıyor.
"Açlıklar gelip geçicidir."
"Ruh ruhun karşılığını arar."
"Asıl yol, yol aydınlığında anlam kazanıyor."
Mevlâna saygı duyulacak, beğenilecek ve bağlanılacak biri ise o zaman onun yolunda yürümek önemli ve anlamlıdır. Eşek meselini anlatırken de orada, insanların kimi duygularının uçlarına işaret buyurur. O sadece bir örnektir. Bunlar insan doğasına olan yol sapmalarıdır. Bunlardan kurtulmanın tek yolunun ise, söz konusu sapaklara girmeden asıl yolu bulma işaretidir. Güzellik zıddıyla kavranır. Güzel, çirkin olmadan anlaşılamaz, fark edilemez. Çirkinin çirkinliğini güzel ile kavrarız. Hazreti Mevlâna hayatın bütün alanlarını, iyisiyle doğrusuyla, güzeliyle çirkiniyle, hakkıyla batılıyla, erdemiyle erdemsizliğiyle hayatta ve doğada olan ne varsa insanın önüne serer, oradan asıl olana götürmeye çalışır.
Hayat ne kadar anlamlı ise, ölüm de o kadar anlamlıdır. Biri diğerinin bir yüzüdür. Ölüm bir perdeyi geçiştir. Hayatın bir adım ötesidir.
Öteyi anlamlı kılan onu anlama ve benimseme duygusudur. Sezişler bize güzellikler getirebilir.
İnsana ölümü sevimli kılan, göstergelere bakarak hayata ve öteye anlam kazandırılır.
Şeb-i Arus: Bir düğün gecesi. Sevgiliye kavuşma ânı.
Aralık ayında Sevgiliye kavuşan sevgiliden söz ettik bugün.
Bu ara çok yoğun okumalarım Hazreti Pir Mevlana üzerine.
Hazreti Mevlâna'nın çok güzel sözlerinden birini alıntılayayım.
"Başsız hareket eden kuyruk olur. Böyle adamın hareketi akrebinkine benzer."

Uluslararası Rumi Mevlevi Derneği







Mevlana dini bakımdan olduğu kadar ,dünya felsefe tarihi açısından da çok değerli bir kişidir.Hz.Mevlana'nın sözlerini iyi anlamak lazım.Sevgi ve huzuru sözlerinde bulabilir,manevi anlamda huzura erebilirsiniz.Konya'da bulunan türbesini ziyaret edip oradaki mistik atmosferi hissedip,dünya telaşından,tasalardan bir an olsun uzaklaşabilirsiniz...