Kiss the rain -Yiruma ☆彡

29 Ocak 2018 Pazartesi

MAĞUSA LİMANI ARAP ALİ HİKAYESİ

                               
mağusa limanı ve arap ali ile ilgili görsel sonucu 

                         mağusa LİMANI kıbrıs ile ilgili görsel sonucu

                      

Silahlı süngülü İngiliz askerleri Kıbrıs’ın her köşesini tutmuş durumda.

Arap Ali kendi işinde limandan limana gitmekte, her gittiği limanda meyhanelere uğramaktadır.

Böyle vakitlerden bir geceydi.

Mağusa limanı uyurken, Arap Ali işini bitirmiş, biraz kafa bulmak, biraz keyif yapmak için meyhanelerin birine damlamıştı.

Meyhanede İngiliz askerleri de var.

Ali’nin olduğu yerde kendisine yan gözle bakanın vay haline.

O yan bakışlar bu kez İngiliz askerlerinden gelir.
Ali, sadece Allah’ına sığınır ve İngiliz askerlerini bir güzel pataklar.
Saatler ilerler.

Gecenin bir yarısıdır.

Ali iyice alkol almıştır.

Fakat ölüm kapıda nöbet tutarken, Arap Ali bunun farkında değildir.

Dövdüğü İngiliz askerleri meyhane dışında Ali’ye pusu kurmuş, onu beklemektedirler ellerinde süngüleri ile.

Ali, o kafayla dışarıya çıkar; ayakları bir oyana bir bu yana.

Zaten askerler de sarhoş olmasını beklemiş belli.

Ali’nin hiç aklına gelmediği bir anda İngiliz askerleri üstüne çullanır.

Bunu gören Arap Ali toparlanmaya çalışır, dövüşmeye başlar.

Ama karşısındakiler çok olduğu kadar ellerinde silahları da var.

Aniden bir süngü saplanır sırtına.

Sonra bir daha.

Hızını Alamayan İngiliz sanki dizilmiş.

Bir süngü daha, bir süngü daha...

Yedinci süngü darbesinde yere yığılır genç ejderha.

Sekizinci süngü muhtemelen ölüsüne indirilmiştir.

İngiliz askerleri bununla da yetinmez.

Arabaları ile ölüsünün üstünden geçerler, daha sonra ölüsünü arabanın altına alarak havaalanı yakınlarına götürüp atarlar.

Haber, Arnavut Mahallesi Mescit Sokağına tez ulaşır.

Bir anda kıyamet kopar.

Arap Ali nasıl ölür?

O ölecek adam mı?

Ama ölüme ne çare.

Geride üç çocuğunu ve sevdiği kadını bırakır.

Arap Ali’nin ölümü yürekleri dağlar.

Anası Hatice kadın dayanamaz, az bir zaman sonra ölür.

Arap Mahmut, Önder Ali’nin saçlarını her okşadığında Arap Ali’yi görmüş gibi olur.

O da dayanamaz.

Hatice Kadın’ın arakasından hayata veda eder.

Kara kıtada başlayan bir hayat, Leymosun’un Arnavut mahallesinde son bulur.

Arap Ali’nin ölümü  tüm adada yankılanır.

Onun yiğitliği, fakirden ve haklıdan yana yaptıkları, hovardalığı anlatılır durur hep.

Vücudu İngiliz süngülerinden delik deşik olurken,  yere akan kan, bu ağıt bir direnişin türküsüne dönüşür.

                                         
 Mağusa limanı limandır liman (aman aman)
Beni öldürende yoktur din iman

Uyan Alim uyan
Uyanmaz oldun
Yedi bıçak yarasına
Dayanmaz oldun

İskeleden çıktım yan basa basa (aman aman)
Mağusa'ya vardım gan kusa kusa

Uyan Alim uyan
Uyanmaz oldun
Yedi bıçak yarasına
Dayanmaz oldun

Ölür oldum hey hey bak neler oldu (aman aman)
Elbiselerim de gan ila doldu
Uyan Alim uyan
Uyanmaz oldun
Yedi bıçak yarasına
Dayanmaz oldun

Mağusa Limanı'ndan aldılar beni (aman aman)
Üç mil uzağına attılar beni
Kafir İngiliz'ler vurdular beni

Uyan Alim uyan
Uyanmaz oldun
Yedi bıçak yarasına
Dayanmaz oldun.

 ~ Anonim ~                             

2 yorum:

  1. Ben bu şarkıyı ve hikayeyi arkasokaklal sayesinde örendim

    YanıtlayınSil
  2. SUPER OLMUS ELINIZE SAGLIK EN SEVDİĞİM TÜRKÜLERDEN BİRİDİR MAĞUSA LİMANI

    YanıtlayınSil